TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 128.854
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 975
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 4
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 946
Genel

BERAT ALBAYRAK ÇOK HAKLIYMIŞ

Birkaç yıl önce Sayın Berat ALBAYRAK, kayın babasını kastederek; hatırladığım kadarıyla; “Tayyip Bey, aya yol yaptım dese ona inanacak büyük bir kesim var” demişti. Durup dururken şimdi niye bu sözü..

BERAT ALBAYRAK ÇOK HAKLIYMIŞ

Birkaç yıl önce Sayın Berat ALBAYRAK, kayın babasını kastederek; hatırladığım kadarıyla; “Tayyip Bey, aya yol yaptım dese ona inanacak büyük bir kesim var” demişti. Durup dururken şimdi niye bu sözü anladım?

Bazı özel sebeplerden dolayı yaklaşık bir haftalık bir seyahate çıktım. İstanbul, Adana, Mersin, Ankara, Eskişehir, Bursa. Bu süre içinde çeşitli sebeplerle birçok insanla konuştum. Ülkemizin bugünkü gelmiş olduğu yeri, ekonomimizin durumunu kısa kısa değerlendirdik. Mesela bir zamanlar 5 TL’ye satın aldığımız fotokopi kâğıdının topu şu anda 50 TL. üzerini çoktan geçmiş. Market raflarında şeker ya yok ya da karne dönemi gibi sınırlı miktarda verilebiliyor. Sadece bunlar değil, daha birçok üründe durum bu. Ama özellikle bu iki ürünü değerlendirelim dedim. Bir top fotokopi kâğıdı daha iki üç yıl önce 5 liraya alınırken bugün ne oldu da on, on beş katı buldu? Geçen yıl ve bu yılın ilk yarısında bin tanesini beş altı bin liraya bastırdığım kitaplarımın basımı için şu an yayınevi 30-40 bin lira istemektedir. Bu durumda ne olacak? Kitaplar basılamayacak. Önceden 20 TL.’ye alıcı bulamayan kitaplar şimdi 100 TL.’ye alıcı mı bulacak? Yönetim erkinin bakış açısı ve anlayışı: “Okumasınlar, daha iyi. Bize okuyan adam değil okumayan adam daha iyi.” Yıllar önce de bir üniversitenin rektör yardımcısı aynı iddiada değil miydi? Acaba kâğıt fiyatlarında gelinen bu durumun sebebi; AKP iktidarının henüz iş başına gelir gelmez kâğıt fabrikalarını bir bir haraç mezet fiyatına satmış olması olabilir mi? Mesela, BALIKESİR SEKA’nın yandaş Bayraktar grubuna hatırladığım kadarıyla bir milyon lira ya da bir milyon dolara satılmış olması, Bozüyük ve Eskişehir yolu üzerinde Halis TOPRAK’a ait kâğıt fabrikalarına alavere dalavere ile el konup, üretiminin durdurulması, GİRESUN SEKA’nın ve daha birçok kâğıt fabrikamızın satılarak devre dışı kalması bugün yaşadığımız kâğıt krizine bir sebep olabilir mi acep? O günkü iddia; daha kaliteli, daha ekonomik kâğıt üretimi sağlanacaktı. Ne oldu?

Gelelim şekere: Daha bir yıl önce bu ülkenin şeker fabrikaları yine haraç mezet fiyatına satışa çıktı? Bu satışın gerçekleşmemesi için bazı siyasi parti yanında, birçok sivil toplum kuruluşu direnç gösterdi. Ama nafile. İdare edenler satmayı bir kere kafaya koymuşlardı. Şeker fabrikalarının satışına karşı çıkanlar, bugün yaşanacakları biliyormuş gibi iddialarını ortaya koyuyorlardı. İktidarsa; “Asla böyle bir şey olmayacak. Eskisinden daha güzel olacak” diyordu. Sonuç: Şeker fabrikaları durdu. Kimilerinin yerine lüks villalar kuruldu. Şeker yok. Bir zamanlar milyonlarca ton şeker ihraç eden ülkemizde insanlarımız karne dönemindeki gibi şekeri ya bulamıyor ya da bir iki kilo ancak alabiliyor. Bunun sorumlusu kim?

Bu bir haftalık gezi süresince, yukarıda belirttiğim gibi birçok insanla konuşma fırsatı buldum. Ülkemizde, son yüzyılın en büyük ekonomik krizini yaşamaktayız. Daha önceki yaşadığımız krizler yedi şiddetinde bir deprem büyüklüğündeyken bugün yaşadığımız kriz maalesef ki on şiddetinde bir deprem büyüklüğündedir. Geçmişte deprem acılarını çok yaşayan insanlarımız yedi ve on şiddetinde oluşacak olan depremlerin sonuçlarını, yapacağı tahribatları çok iyi bilirler. Konuştuğumuz insanların birçoğu geçmişte AKP’ye oy veren vatandaşlarımız. Bu vatandaşlarımızdan okuma-yazma oranı yüksek, eğitim seviyesi iyi olan bölgelerimizde yaşayanlar bu gidişin sorumlusu olarak geçmişte oy verdikleri AKP’yi ve Sayın Cumhurbaşkanını sorumlu tutarken, eğitim seviyesinin düşük olduğu bölgelerde bu kötü gidiş için, komik ama ana muhalefet ve muhalefet partileri yanında ABD’yi sorumlu tutmaktalar. Doların son iki ay içinde neredeyse %90-100 seviyelerde yükselmesinin sebebi Amerika’ymış. Amerika, AKP’yi istemediği için doları yükseltiyormuş. “Peki, muhalefet niye sorumlu?” sorusuna; “Muhalefet de AKP gitsin diye Amerika’yla, Avrupa Birliği ile işbirliği yapıyor, fiyatların yükselmesini istiyor” diyor.

Bu iddiaları ortaya koyan insanlara daha çok Ankara’da rastladım. Ama Ankaralı değil. Çeşitli sebeplerle yakın illerden Ankara’ya gelen vatandaşlarımız. Sayıları çok değil ama önemli. Bu iddiada olan insanlarımızın çoğu kırsaldan gelmiş, eğitim seviyesi de oldukça düşük. Bunun tam tersine, Adana’da, Mersin, Eskişehir ve Bursa’da konuştuğumuz vatandaşlar, bu kötü gidişin sorumlularını çok iyi bilmekte ve daha önce oy verdikleri için “Ellerimiz kırılsaydı da vermeseydik” itirafını ve pişmanlığını bu bölgelerde onlarca insandan duyduk. Ne var ki, Orta Anadolu’da durum biraz farklı. Bu kötü gidişin sorumlularının muhalefet ve dış güçler olduğunu AKP de iddia ediyor. Ve daha önce oy verdikleri partilerine kayıtsız şartsız inanan bölge insanları da aynı iddiayı savunuyor.

Bu insanları dinlerken, ister istemez aklıma Sayın Berat ALBAYRAK’ın söylediği söz geldi. Ne demişti? “Tayyip Bey, aya yol yaptık dese, buna inanacak büyük yığınlar var.” Ne kadar da doğru söylemiş. Sayın ALBAYARK’ın söylediği tek doğru söz de bu olsa gerek.

 

 

Dr. Saadettin KOÇ

Drskoc52@gmail.com

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL